İçeriğe geç
doç. dr. hüseyin murat mutuş

Çocuk Göğüs Cerrahisi

Çocuklarda göğüs (toraks) cerrahisi: yabancı cisim aspirasyonu, pnömotoraks, akciğer kist ve kitleleri ile travmalarda bronkoskopi ve torakoskopik tedavi.

Doç. Dr. Hüseyin Murat Mutuş

Doç. Dr. Hüseyin Murat Mutuş

Çocuk Cerrahisi · İstanbul

Doçent Akademik Unvan
+20 Yıl Deneyim
0–18 Yaş Aralığı
Marmara Tıp Fakültesi

{ AI · ön değerlendirme }

çevrimiçi

Çocuğunuzun göğsünü konuşalım

Çocuğumun yaşı
Öne çıkan durum
Hızlı Cevap

Çocuk göğüs cerrahisi; akciğerler, hava yolları, yemek borusu, diyafragma ve göğüs duvarını ilgilendiren doğumsal ve sonradan gelişen hastalıkların cerrahi tedavisini kapsar. Soluk borusuna kaçan yabancı cisimler bronkoskopi (hava yollarının kamera ile incelenmesi) yöntemiyle çıkarılır; uygun olgularda akciğer ve göğüs boşluğu girişimleri torakoskopik (kapalı) teknikle gerçekleştirilir.

Sayılarla
Tip
Cerrahi / Endoskopik

Çocuk göğüs cerrahisi nedir?

Çocuk göğüs cerrahisi (pediatrik toraks cerrahisi); akciğerler, soluk borusu ve bronşlar (alt hava yolları), yemek borusu (özofagus), diyafragma (göğüs ile karın boşluğunu ayıran kas) ve göğüs duvarını ilgilendiren hastalıkların cerrahi ve endoskopik tedavisiyle ilgilenen alandır. Doğumsal anomalilerden travmalara, soluk borusuna kaçan yabancı cisimlerden akciğer kistlerine kadar geniş bir hastalık yelpazesini kapsar.

Çocuk göğüs boşluğu, erişkinin küçültülmüş bir kopyası değildir. Çocukta hava yolları daha dar, göğüs duvarı daha esnek, solunum rezervi daha sınırlıdır. Dar bir bronşa yerleşen küçük bir yabancı cisim, erişkinde önemsiz kalabilecekken çocukta ciddi solunum sıkıntısına yol açabilir. Ayrıca çocuğun akciğeri büyüme ve gelişme sürecini sürdürdüğünden, hem hastalığın kendisi hem de tedavinin zamanlaması uzun dönem akciğer gelişimi gözetilerek planlanır. Bu nedenle çocukluk çağındaki göğüs hastalıklarının, çocuğa özgü anatomi ve fizyolojiyi bilen, çocuk boyutlarına uygun endoskopik ve cerrahi donanımla çalışan merkezlerde ele alınması önerilir.

Modern çocuk göğüs cerrahisinde iki yaklaşım öne çıkar: hava yollarının içinden kamera ile çalışılan bronkoskopik girişimler ve göğüs boşluğuna küçük kesilerden girilerek yapılan torakoskopik (kapalı) ameliyatlar. Her iki yöntem de uygun olgularda açık cerrahiye göre daha az doku hasarı ve daha hızlı toparlanma sağlar; ancak yöntem seçimi her çocuk için ayrı değerlendirilir.

Hangi durumlarda değerlendirilir?

Çocuk göğüs cerrahisinin ilgi alanına giren başlıca durumlar şunlardır:

Yabancı cisim aspirasyonu: Fındık, fıstık gibi kuruyemişler, oyuncak parçaları, toplu iğne ya da gıda parçalarının soluk borusuna veya bronşlara kaçmasıdır. Özellikle 1-3 yaş arası çocuklarda sık görülür; bu yaş grubunda çocuklar nesneleri ağzıyla tanır ve çiğneme-yutma koordinasyonu henüz tam gelişmemiştir. Hava yoluna kaçan cisim bronkoskopi ile çıkarılır. Bu durum çocuk cerrahisinin gerçek acillerinden biridir.

Göğüs travması: Düşme, trafik kazası veya darbe sonrası kaburga kırıkları, akciğer zedelenmesi (kontüzyon), göğüs boşluğunda hava ya da kan birikmesi gelişebilir. Çocuğun göğüs duvarı esnek olduğundan kaburga kırığı olmadan da akciğer iç dokusu zarar görebilir; bu nedenle travma sonrası dikkatli değerlendirme gerekir.

Pnömotoraks ve hemotoraks: Pnömotoraks, akciğer ile göğüs duvarı arasındaki boşluğa hava sızması sonucu akciğerin sönmesi; hemotoraks ise aynı boşlukta kan birikmesidir. Travma sonrası gelişebileceği gibi, özellikle ergenlik dönemindeki uzun boylu, ince yapılı gençlerde kendiliğinden de ortaya çıkabilir.

Akciğer kitle, kist ve parankim hastalıkları: Doğumsal akciğer kistleri ve hava yolu malformasyonları (CPAM gibi gelişimsel anomaliler), bronşa bağlanmayan akciğer dokusu (pulmoner sekestrasyon), kist hidatik (parazit kaynaklı kist), tekrarlayan enfeksiyonlarla harap olmuş akciğer bölümleri ve ampiyem (akciğer zarları arasında iltihap birikmesi) bu grupta yer alır. Kitle saptanan çocuklarda değerlendirme, gerektiğinde çocuk onkolojisiyle iş birliği içinde yürütülür.

Diyafragma hastalıkları: Doğumsal diyafragma fıtığı (karın organlarının göğüs boşluğuna geçmesi), diyafragma gevşekliği (evantrasyon) ve travmatik diyafragma yaralanmaları cerrahi onarım gerektirebilir.

Özofagus (yemek borusu) cerrahisi: Doğumsal yemek borusu kesintisi (özofagus atrezisi) sonrası izlem ve darlıkların tedavisi, yemek borusuna kaçan yabancı cisimlerin (özellikle pil ve mıknatıs gibi tehlikeli cisimlerin) endoskopik çıkarılması, yanık ve darlıklarda genişletme işlemleri bu kapsamdadır.

Torakoskopik girişimler: Yukarıdaki hastalıkların önemli bölümünde — akciğer biyopsisi, kist çıkarılması, ampiyem temizliği, tekrarlayan pnömotoraksta hava kaçağı odağının kapatılması, diyafragma onarımı gibi işlemlerde — kapalı yöntem uygun olgularda ilk seçenek olarak değerlendirilir.

Belirtiler ve nedenler

Göğüs cerrahisini ilgilendiren hastalıkların belirtileri, altta yatan soruna göre değişir; ancak bazı tablolar ebeveynin özellikle tanıması gereken uyarı işaretleri taşır.

Ani başlayan öksürük ve hışıltı, aspirasyon şüphesidir. Daha önce tamamen sağlıklı olan bir çocukta — özellikle yemek yerken, kuruyemiş atıştırırken ya da küçük parçalı oyuncaklarla oynarken — aniden başlayan öksürük nöbeti, morarma, boğulur gibi olma ve ardından gelen hışıltılı solunum, soluk yoluna yabancı cisim kaçtığını düşündürür. Önemli bir tuzak şudur: ilk kriz geçtikten sonra çocuk görece rahatlamış görünebilir; cisim alt hava yollarına yerleşmiş ve “sessiz döneme” girmiştir. Bu sessizlik yanıltıcıdır — günler içinde tekrarlayan öksürük, tek taraflı hışıltı, geçmeyen akciğer enfeksiyonu olarak geri döner. Tanık olunmuş ya da şüphelenilen her aspirasyon olayı, belirtiler hafiflese bile değerlendirilmelidir.

Göğüs ağrısı ve nefes darlığı ergenlerde kendiliğinden pnömotoraksın tipik bulgusudur: ani başlayan, batıcı tek taraflı göğüs ağrısı ve giderek artan nefes darlığı görülür. Travma sonrasında benzer yakınmalar akciğer zedelenmesi, hava ya da kan birikimine işaret edebilir.

Tekrarlayan veya geçmeyen akciğer enfeksiyonları — özellikle hep aynı akciğer bölgesinde tekrarlıyorsa — doğumsal kist, sekestrasyon ya da fark edilmemiş bir yabancı cisim açısından uyarıcıdır. Doğumsal akciğer anomalilerinin bir bölümü ise hiç belirti vermez ve doğum öncesi ultrasonda ya da başka nedenle çekilen filmlerde rastlantısal saptanır.

Yutma sırasında takılma hissi, salya artışı, beslenmeyi reddetme yemek borusunda yabancı cisim ya da darlık düşündürür. Düğme pil yutulması ayrı bir aciliyettir: pil yemek borusunda saatler içinde kimyasal hasara yol açabilir ve zaman kaybetmeden çıkarılması gerekir.

Tanı süreci

Değerlendirme, ayrıntılı öykü ile başlar. Aspirasyon şüphesinde olayın anlatımı — çocuğun ne yediği, krizin nasıl başladığı, tanık olunup olunmadığı — tanının en değerli parçasıdır; öykü kuvvetliyse film normal görünse bile ileri inceleme planlanır.

Akciğer grafisi (röntgen) ilk basamak görüntülemedir. Pnömotoraks, sıvı birikimi, akciğerde havalanma farkı ve metal yabancı cisimler grafiyle görülebilir. Ancak kuruyemiş gibi organik cisimler röntgende görünmez; bu durumda tek taraflı hava hapsi gibi dolaylı bulgular aranır. Normal grafi, aspirasyonu dışlamaz.

Bilgisayarlı tomografi (BT); akciğer kist ve kitlelerinin yapısını, yerleşimini ve damar bağlantılarını ayrıntılı gösterir, cerrahi planlamanın temelini oluşturur. Çocuklarda radyasyon dozu düşük tutulmuş protokoller tercih edilir ve tomografi yalnızca karar değiştirecek bilgi sağlayacaksa istenir.

Bronkoskopi, hava yolu hastalıklarında hem tanı hem tedavi aracıdır. Esnek (fleksibl) bronkoskopi ince bir kamerayla hava yollarının değerlendirilmesini sağlar; rijit bronkoskopi ise yabancı cisim çıkarmada standart yöntemdir. Aspirasyon şüphesi güçlüyse görüntüleme normal olsa bile tanısal bronkoskopi yapılması gerekebilir — hava yolunun doğrudan görülmesi, şüpheyi sonuca bağlayan en güvenilir adımdır.

Gerekli olgularda ultrason (özellikle göğüs boşluğundaki sıvının değerlendirilmesinde), manyetik rezonans (MR) ve yemek borusu hastalıklarında özofagoskopi ya da kontrastlı yutma grafisi tanı sürecine eklenir.

Tedavi yaklaşımları

Tedavi planı hastalığın türüne, çocuğun yaşına ve klinik tabloya göre bireysel olarak belirlenir. Başlıca yaklaşımlar şunlardır:

Acil bronkoskopi: Hava yolunda yabancı cisim saptandığında ya da güçlü şüphe bulunduğunda, genel anestezi altında rijit bronkoskopi yapılır ve cisim özel yakalayıcı aletlerle çıkarılır. İşlem çoğunlukla kısa sürer; cismin uzun süre kalmış olduğu olgularda hava yolunda ödem ve granülasyon dokusu gelişmiş olabilir ve ek izlem gerekebilir. Erken müdahale, hem işlemi kolaylaştırır hem de kalıcı akciğer hasarı riskini azaltır.

Tüp torakostomi (göğüs tüpü): Göğüs boşluğunda hava (pnömotoraks), kan (hemotoraks) ya da iltihaplı sıvı (ampiyem) biriktiğinde, küçük bir kesiden yerleştirilen ince bir tüple birikinti dışarı alınır ve akciğerin yeniden genişlemesi sağlanır. Birçok travma ve pnömotoraks olgusunda tek başına yeterli tedavidir.

Torakoskopik (kapalı) cerrahi: Göğüs duvarındaki birkaç küçük kesiden kamera ve ince aletlerle çalışılır. Tekrarlayan pnömotoraksta hava kaçağına yol açan keseciklerin çıkarılması, doğumsal kist ve sekestrasyonların çıkarılması, ampiyemin temizlenmesi, akciğer biyopsisi ve uygun diyafragma onarımları bu yöntemle yapılabilir. Kapalı cerrahinin avantajları; daha az ağrı, daha kısa hastane yatışı, küçük izler ve göğüs duvarı kaslarının korunmasıdır — büyümekte olan bir çocukta bu son nokta ayrıca önem taşır.

Açık cerrahi (torakotomi): Büyük ya da yerleşimi zor kitlelerde, yaygın yapışıklık bulunan olgularda ve bazı acil durumlarda açık yöntem gerekir. Kapalı başlanan bir ameliyatta güvenlik gerektirdiğinde açık cerrahiye geçilmesi de önceden planlanan bir seçenektir; amaç her koşulda işlemin çocuk için en güvenli şekilde tamamlanmasıdır.

Cerrahi tedavinin yanında; enfeksiyon varlığında antibiyotik tedavisi, solunum fizyoterapisi ve ağrı yönetimi sürecin bütünleyici parçalarıdır.

Süreç ve iyileşme

Planlı girişimlerden önce çocuk; muayene, kan tetkikleri ve anestezi değerlendirmesinden geçirilir. İşlemin nasıl yapılacağı, beklenen yatış süresi ve olası riskler aileyle ayrıntılı konuşulur. Okul çağındaki çocuklara da yaşına uygun bir dille bilgi verilmesi, kaygıyı azaltır ve sürece uyumu kolaylaştırır.

İyileşme süresi işleme göre değişir. Bronkoskopi ile yabancı cisim çıkarılan çocukların çoğu aynı gün ya da bir gecelik gözlem sonrasında taburcu edilir; boğaz hassasiyeti ve hafif öksürük birkaç günde geriler. Göğüs tüpü uygulanan çocuklarda tüp, hava ya da sıvı gelişi durana kadar yerinde kalır; bu süre olguya göre birkaç gün sürebilir. Torakoskopik akciğer ameliyatlarından sonra hastane izlemi genellikle birkaç gün ile bir hafta arasında değişir; açık cerrahide bu süre bir miktar uzayabilir.

Taburculuk sonrasında ağrı kontrolü, yara bakımı ve solunum egzersizleri konusunda aileye yazılı ve sözlü bilgi verilir. Derin nefes alma ve yaşa uygun üfleme egzersizleri (balon şişirme gibi), akciğerin yeniden tam genişlemesini destekler. Ateş, kesi yerinde kızarıklık-akıntı, artan nefes darlığı ya da göğüs ağrısı gibi bulgularda kontrol beklenmeden başvurulması istenir. Kontrol muayeneleri ve gerekli görüldüğünde kontrol grafileriyle izlem sürdürülür; doğumsal kist nedeniyle ameliyat edilen çocuklarda uzun dönem akciğer gelişimi de takip edilir.

Okul ve gelişim üzerindeki etkisi

Ailelerin en sık sorduğu konulardan biri, çocuğun okula ve normal yaşantısına ne zaman dönebileceğidir. Bronkoskopi gibi kısa işlemlerden sonra çocuk genellikle birkaç gün içinde okula dönebilir. Torakoskopik ameliyatlardan sonra okula dönüş çoğunlukla bir-iki hafta içinde mümkün olurken, açık cerrahide bu süre biraz daha uzun tutulabilir; karar her çocuğun iyileşme hızına göre verilir.

Spora dönüş kademeli planlanır. Yürüyüş ve hafif aktiviteler erken dönemde serbest bırakılır; beden eğitimi dersleri, koşu ve yüzme gibi orta düzey aktiviteler kontrol muayenesindeki değerlendirmeye göre genellikle birkaç hafta içinde başlar. Temas sporları (futbol, basketbol, güreş gibi) ve göğüs duvarına darbe riski taşıyan aktiviteler için daha uzun bir bekleme önerilir. Pnömotoraks geçiren ergenlerde dalış ve yüksek irtifa gibi basınç değişimi içeren aktiviteler ayrıca değerlendirilir; bu konuda hekimin vereceği bireysel takvime uyulması önemlidir.

Zamanında ve uygun şekilde tedavi edilen göğüs hastalıklarının çoğunda çocuğun büyümesi, akciğer gelişimi ve okul yaşantısı olumsuz etkilenmez. Çocuk akciğeri dikkat çekici bir uyum kapasitesine sahiptir; bir akciğer bölümünün çıkarılması gereken olgularda bile kalan doku zamanla genişleyerek solunum işlevine katkı sağlar. Tedavinin geciktiği durumlarda ise — örneğin uzun süre fark edilmeyen yabancı cisimlerde — tekrarlayan enfeksiyonlar ve kalıcı hasar riski artar; erken tanının önemi buradan gelir.

Ne zaman uzman hekime başvurulmalı?

Yabancı cisim aspirasyonu şüphesi bir acil durumdur. Çocuğunuz bir şey yerken ya da oynarken aniden öksürmeye, morarmaya veya boğulur gibi olmaya başladıysa; nefes alamıyor, konuşamıyor ya da ağlayamıyorsa derhal 112 aranmalıdır. Kısmi tıkanmada — çocuk öksürebiliyor ve nefes alabiliyorsa — öksürmesine izin verilmeli, ağza körlemesine parmak sokulmamalı ve vakit kaybetmeden en yakın acil servise gidilmelidir. Kriz geçmiş ve çocuk rahatlamış görünse bile aynı gün değerlendirme yaptırılmalıdır; hava yoluna yerleşen cisim sessiz kalabilir ve ilerleyen günlerde akciğer hasarına yol açabilir.

Bunun dışında aşağıdaki durumlarda çocuk cerrahisi değerlendirmesi önerilir:

  • Ani başlayan tek taraflı göğüs ağrısı ve nefes darlığı (özellikle ergenlerde pnömotoraks şüphesi)
  • Göğüs bölgesine darbe ya da düşme sonrası ağrı, solunum sıkıntısı veya morarma
  • Hep aynı bölgede tekrarlayan ya da tedaviye yanıt vermeyen akciğer enfeksiyonları
  • Doğum öncesi ultrasonda ya da herhangi bir görüntülemede akciğerde kist veya kitle saptanması
  • Geçmeyen tek taraflı hışıltı veya uzamış öksürük
  • Yutma güçlüğü, salya artışı ya da yabancı cisim (özellikle pil veya mıknatıs) yutulması şüphesi

Belirtilerin hafif görünmesi, altta yatan sorunun önemsiz olduğu anlamına gelmez. Çocuğunuzun solunumuyla ilgili içinize sinmeyen her durumda değerlendirme istemekten çekinmeyin; göğüs hastalıklarında erken tanı, hem tedaviyi kolaylaştırır hem de çocuğun akciğer gelişimini korur.

Sıkça Sorulanlar

Çocuğum bir şey yuttu ya da soluğuna kaçtı, ne yapmalıyım?

Yutulan cisimler çoğunlukla sindirim sistemine gider; ancak ani öksürük, morarma, hışıltı veya nefes darlığı varsa cisim soluk borusuna kaçmış olabilir. Bu durum acildir: çocuğun ağzına körlemesine parmak sokulmamalı, kusturulmamalı; tam tıkanma belirtisi varsa 112 aranmalı, kısmi tıkanmada vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Belirtiler kendiliğinden hafiflese bile değerlendirme yapılması önerilir, çünkü cisim alt hava yollarına yerleşip sessiz kalabilir.

Bronkoskopi çocuklarda nasıl yapılır, ağrılı bir işlem midir?

Bronkoskopi, genel anestezi altında, ince bir kamera sistemiyle soluk borusu ve bronşların incelenmesidir. Çocuk işlem sırasında uyuduğu için ağrı ya da korku hissetmez. Yabancı cisim görüldüğünde özel yakalayıcı aletlerle aynı seansta çıkarılır. İşlem genellikle kısa sürer ve çoğu çocuk aynı gün ya da kısa bir gözlem sonrasında taburcu edilir.

Kapalı (torakoskopik) ameliyat çocuklarda güvenli midir?

Torakoskopik cerrahi, çocuk cerrahisi alanında yerleşik ve yaygın kullanılan bir yöntemdir. Küçük kesilerden kamera ve ince aletlerle çalışıldığı için ağrı daha az olur, iyileşme süresi kısalır ve göğüs duvarındaki iz küçük kalır. Hangi çocuğun kapalı yönteme uygun olduğu; yaş, hastalığın türü ve yerleşimi dikkate alınarak hekim tarafından değerlendirilir. Gerekli görülen durumlarda açık cerrahiye geçilebilmesi de planlamanın bir parçasıdır.

Pnömotoraks (akciğer sönmesi) tekrarlar mı?

Pnömotoraks bazı çocuklarda, özellikle akciğer yüzeyinde hava kesecikleri (bleb/bül) bulunan ergenlerde tekrarlayabilir. İlk atak çoğunlukla gözlem veya tüp torakostomi (göğüs tüpü) ile tedavi edilir. Tekrarlayan ya da iki taraflı olgularda, hava kaçağına yol açan bölgenin torakoskopik yöntemle çıkarılması değerlendirilir. Takip planı her çocuğun durumuna göre ayrı belirlenir.

Akciğer kisti ameliyatsız izlenebilir mi?

Kistin türüne, boyutuna ve belirti oluşturup oluşturmadığına bağlıdır. Bazı doğumsal akciğer kistleri belirti vermeden izlenebilirken; tekrarlayan enfeksiyona, solunum sıkıntısına yol açan veya görüntülemede büyüme eğilimi gösteren kistlerde cerrahi tedavi önerilir. İzlem kararı, görüntüleme bulguları ve çocuğun klinik durumu birlikte değerlendirilerek verilir; düzenli kontrol bu sürecin vazgeçilmez parçasıdır.

Bronkoskopi veya göğüs ameliyatı sonrası hastanede ne kadar kalınır?

Süre işleme göre değişir. Yabancı cisim çıkarılması sonrası çoğu çocuk aynı gün veya bir gece gözlemle taburcu edilir. Göğüs tüpü uygulanan çocuklarda hava ya da sıvı kaçağı durana kadar, torakoskopik akciğer ameliyatlarında ise genellikle birkaç gün hastane izlemi gerekir. Taburculuk kararı her çocuk için ayrı değerlendirilir.

Klinik lobisi
Klinik iç mekan
Klinik avize ve mermer
Klinik resepsiyon ve lobi
Klinik oturma alanı

Görüşme Planla

Bilgileriniz Doç. Dr. Mutuş'un kliniğine ulaşır. 24 saat içinde dönüş yapılır.